Şiir günlükleri 1

Geliyorum… sadece geliyorum sensizliğe adım adım geliyorum. Her adım atışımda kahroluşumu hissediyorum ama hissettiremiyorum sana. Ruhum bedenime hapsolmuş, düştüğüm yerden kalkamıyorum. Dışardan göründüğü gibi değil gerçekler.

Çok şanslıyız biliyor musun? Çünkü ağlayabiliyoruz. İçimizde tuttuklarımızı gözyaşlarımızı akıtarak huzur buluyoruz.

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasında iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı kalıyor.

GELİYORUM

Tarifi olmayan huzur dolu içim
sensizliğinde kayboluşumun bilmem kaçıncı günü
sen susuyorsun gözlerin konuşuyor sanki
bilmediğim şehrin bilmediğim sokakların da
bilmediğim bir kalabağın içinde kaybolmuşum gibi
narin ellerinle kaybolduğum şehirden,sokaktan,kalabalıktan
çekip alıyorsun beni
sadece,sadece bana bakarken ışıldıyan gözlerinle
kaybolduğum yoluma ışık oluyorsun
tarifi olmayan bir hüzün var içim de
yokluğunun bilmem kaçıncı günü
beraberinde götürdün
geceleri yanan sokak lambalarının ışıklarını
güzelliğinin göz kamaştırıcı ayrıntılarını
durduk yere saçmalamalarını,alışkanlıklarını,sevdiklerini
ve sevdiğin adamı
toprak seni bağrına bastığı günden beri
sessizliğe büründü bedenim
sessizliğe büründü bu şehir…

geliyorum sevgilim geliyorum
çiçek açtı sonbaharda çiçekler
yazlar kış, kışlar yaza döndü
geliyorum…

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden…

Can Yücel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir