Yazı Günlükleri 2

Tanımak,tanışmak güzel şey kimi tanıdığına göre de değişkenlik gösterebilir. Biri vardır yeni tanışmış olmana rağmen sanki yıllardır tanışıyormuş gibisinizdir. Aranızda kısa bir sürede kuvvetli bir bağ oluşmuştur. Biri vardır yıllardır tanısan da kendine bir türlü yakın hissedemezsin. Yanındayken kendini rahat hissedemezsin. Hep bir misafir gibisindir onun yanında.

Nejat işlerin’de dediği gibi “Bazen zamanla tanımak diye bir şey yoktur, içe sinmek ve ısınmak diye bir şey vardır ki;Yıllarca olmayanlar, bir bakarsın olur..

Normal de uyuduğun geceleri artık uyuyamazsın çünkü yeni tanıyıp da yıllarca tanımamanın acısını çıkarırcasına konuşursunuz,dertleşirsiniz karşılıklı.

İnsanların yapmacık tavırlarından, sadece çıkarlar için kurdukları samimiyetten, iki yüzlü davranışlarından, arkadan konuşmalarından nefret kusarsınız zamanla siz susup bir şey demediğiniz için de saf sanarlar sizi ama farketmezler her şeyin farkında olup, sadece yaptığı belki ilerde bunu yaptığı için pişman olacağı davranışı sadece izlersiniz.

Gerçekten, hayatımızda kalıcı olan bir şeyler var mı? Yoksa bizler mi bazı şeylerin kalıcı olamasını isteriz? Ya da bu dünyada tek kalıcı olan şey kendimiz miyiz? İçimizde sürekli bir ürkeklik duygusu barınır. Şimdi düşünüyorum da, bu duygunun temeli kaybetmekten korktuğumuz için midir? Kaybetmekten korktuğumuz için mi hayatımızda kalıcı bir yeri olsun isteriz? Sanırım bu konuda akıl karı olamayan tonlarca soru çıkacak. En iyisi biz bu konuda ki soruları bir kenara bırakılım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir